Konuşmacılarımız

Murat Bizel

Ritim Bozulduğunda

Ahmet Murat BİZEL 1978 Kocaeli doğumludur. Kocaeli Üniversitesi Beden Eğitimi Ve Spor Yüksek Okulu Beden Eğitimi öğretmenliği bölümünde eğitim görmüştür. Müzik eğitimine ailesinin yönlendirmesi ile İstanbul'da klasik keman dersleri alarak çok küçük yaşlarda başladı. Sonradan vurmalı çalgılara olan ilgisi ağır basınca eğitimini ve çalışmalarını bu doğrultuda sürdürdü. Birçok sanatçıya albüm, sahne ve konser faaliyetlerinde eşlik etti. 1999 yılında dünyaca ünlü perküsyon ustası ve devlet sanatçısı Okay Temiz ile tanışması sonucunda kariyerine yeni bir şekil vererek müziğin pedagojik ve terapi boyutundaki alanlarına yönelmiştir. Koç üniversitesi, Kocaeli üniversitesi; Beden eğitimi bölümü, Mimarlık fakültesi, Güzel sanatlar fakültesi, Eğitim bilimleri fakültesinde dersler ve seminerler vermiştir. Türkiye'de ve dünyada bir ilk olarak gösterilen, tamamı Emniyet Teşkilatı mensuplarından oluşan “Polis Perküsyon Topluluğu” nu kurdu.Bu topluluk ile konserler verdi. İzmit Belediyesi Zihinsel Engelliler Ritim grubunun koçluğunu ve rehabilitasyon eğitmenliğini üstlendi.Ahmet Murat Bizel bu projelerinin yanı sıra eğitim faaliyetlerine okul öncesi, ilk, orta ve lise seviyelerinde hala devam etmektedir. Ve daha başta Kocaeli olmak üzere birçok ilde ve ilçedeki kurumlarda faaliyetlerine devam etmektedir. Ayrıca sanatçı birçok yarışma ve uluslararası festivallerde ülkemizi en iyi şekilde temsil etmiştir.

Dilek Alp

Geçmişin Şahitleri

Diğer kıtalarda “Kültürel DNA Değişimcisi”, ilkel kabilelerde “Red Hurricane ” isimleri takılmış fakat biz kendisini "Dilek Alp" olarak tanıyoruz. Gerçek bilginin değersizleştirildiği bu dönemde, her şeye rağmen umudunu yitirmeyip bitmeyen enerjisiyle durmaksızın çalışan, üreten bir mimar ve mühendis. Sadece kadınlar için değil, ülkedeki herkes için ilham olabilecek bir hayat hikâyesine sahip. Her kıtada her yaşını dolu dolu anlamlandırmış. Günde ortalama dört bin kişinin ziyaret ettiği bir blogu var. Dünya kadın liderlerinden biri, yerelde marka yaratıcısı, kültürel miras uzmanı ve aktivisttir. Somatik Koç kavramını tanıtmıştır. Peru’da başlayan hikâyesi onu ABD Beyaz Saray’da Türk uzman olarak çalışmaya kadar taşımıştır. Birleşmiş Milletler bünyesinde gönüllü uzman eğitimcidir. Dünyanın yok saydığı yerlerde kabilelerle çalışmış, gözlemlerde bulunmuş,raporlamıştır. Cumhuriyet ve Atatürk aşığı, vatanını her şeyden fazla seven bir Türk kadını.

İsmail Haznedar

Bir Çember Kaç Noktadan Oluşur?

Dünyanın en yaygın liderlik ve girişimcilik organizasyonu JCI’ın Dünya Başkanlığını kurumun 100.yılında yaptı. Organizasyonun ilk ve tek Türk Dünya Başkanı. Döneminde 100’den fazla ülkeye seyahat ederek, 5.000’den fazla yerel lider ve 200.000 üye ile proje çalışmalarına liderlik etti. ODTÜ İşletme bölümünden 2000 yılında mezun oldu ve Marmara Üniversitesi’nde Pazarlama Yüksek Lisans derecesini tamamladı. Çeşitli kurumlarda Stratejik Yönetim alanında çalıştı, projeler yönetti. Alanındaki en eski ve köklü kuruluş olan Strategic PlanningSociety (SPS)’nin onursal üyesi, Türkiye temsilcisi olan Stratejik Planlama Derneği’nin de kurucu başkanı oldu. Stratejik İşler ile yönetim danışmanlık hizmetleri sunuyor. Girişim Hareketi (Gain Global) programını Türkiye’de girişimcileri ve destekçilerini bir araya getirmek için başlattı, Gain Global, 2020’de 20 ülkede 200 şehirde bölgenin en yaygın girişim yatırım ağı olarak liderlik etmeyi hedefliyor.

Melis Kaygılaroğlu

Kadın

Şimdi değilse, Ne zaman? Okan ile Yasemin'in kızı olarak 1989 yılının Haziran ayında dünyaya geldi bu kız çocuğu. İstanbul'da geçen ömrünün en sevdiği kısımları hep Kaş'ta geçti. O yüzdendir bu kız çocuğunun ''Kaş benim 2.evim'' demesi. Kendini bildi bileleli sahneye olan merakından Üniversitede Tiyatro Bölümünü seçeceği zaten önüne geçilemez bir gerçekti. Üzerine oyuncu koçluğu yapmaya ve iyi bir anlatıcı olmak için eğitimlere gitmeye devam etti. Tanışmalarının üzerinden 3 ay geçtikten sonra 2014 yılında Uraz'la evlendi. Ardından 2016 yılında Ada'yı dünyaya getirip anne olan bu kadın yıllardır kadınlar hakkında konuşmaktan, yazmaktan bir an olsun çekinmedi. Gücü kuvveti olduğu sürece kadınlar için yazmaya, konuşmaya ve anlatmaya devam edecek.

Tuğba Bora

Kontrolsüz Aşk

Tuğba Bora 1983’te İzmit’te dünyaya geldi. Kocaeli Üniversitesi Kimya Teknikerliği bölümünü başarıyla tamamladı. Bölümünün aksine 10 yıldır araç sektöründe çalışmaktadır. Küçüklüğünden beri hayali askeri okulda okuyup pilot olmaktı. Her ne kadar askeri okula gitmemişse de hayaline ulaşmak için farklı yollarda çaba sarf etmeye devam etmiştir. Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu’nun düzenlediği yarış hakemliği seminerlerine katıldı. Gerekli eğitimleri aldıktan sonra her sene düzenlenen farklı klasmanlardaki yarışlarda gözetmen hakemlik yaptı. 2016 yılında yardımcı pilotluk teklifi aldı ve böylece yardımcı pilotluk serüveni başlamış oldu. Çocukluğundan beri bir takım teçhizat, makine aksamlarına bakıp çalışma sistemlerini çözmeye çalışırdı ve arabalara da her zaman çok meraklıydı. Araba kullanmak onun için bir tutkudur. Otomobil sporlarında kadınların azınlık olduğundan ve bu alanda kadınlara karşı çok değişik bir algının varlığından bahseder. Türkiye’de bu işi başarmış az sayıda kadın yarışçı vardır. Bu durumun da etkisiyle Tuğba Bora’nın hedefi “King of Europe Pro2-Queen”e katılarak Türkiye’yi yurt dışında temsil eden ilk Türk kadın drift pilotu olmaktır. Bu alanda eğitimler almaya devam etmektedir. Farklı dallardaki çeşitli ödüllerin de sahibidir.

Ufuk Koçak

Hayal edebildiğin herşey sana aittir!

1976 yılı Kars doğumludur. Yüzlerce insanın hayatını etkileyen 1999 Gölcük depremi onun da hayatını değiştirmiştir; 3 gün göçük altında kalmış ve iki bacağını kaybetmiştir. Yaşama sevinci ve azmiyle hayat mücadelesine en baştan başlamış, önce yeniden yürümeyi öğrenmiştir. Daha sonra yüzme, tırmanış, yelken, rüzgâr sörfü, su kayağı, basketbol, tenis, dalış, serbest dalış, ATV motor sporları, binicilik gibi birçok branşla aktif olarak ilgilenmeye başlamıştır. 2009 yılında dalış eğitimleri almış ve Türkiye’nin ilk engelli dalış eğitmeni olmuştur. 2010 yılında "Engelsiz Deniz Projesi"ni yazıp koordine eder, hâlen devam etmekte olan bu proje kapsamında 100'den fazla dezavantajlı grubu sualtı dünyası ile tanıştırıp su sporlarıyla ilgilenebilmelerine imkân sağlar. 2014 yılında Antalya'nın Kaş ilçesinde "Dünya Engelliler Serbest Dalış Rekoru"nu kırdı. 2015 yılında dünyanın en uzun ve en zor 10 yolu arasında gösterilen 508 kilometrelik Antik Likya yolunu 75 günde yürümeyi başardı. 2017 yılında, 17 Ağustos depreminde sular altında kalan Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde dalış yaparak ikinci kez dünya rekorunu kırdı. Birçok sivil toplum kuruluşunda, çeşitli üniversitelerde ve özel şirketlerde; kişisel gelişim, farkındalık, motivasyon konulu seminerler vermektedir. 2010 yılından itibaren de 'engellenen arkadaşlarım' olarak tanımladığı insanların yaşam koçluğunu yapmaktadır. Ufuk Koçak "Hayat onu yaşamayı bilen cesur insanlarındır." diyerek hikâyesi ve cesaretiyle insanların hayatlarına dokunmaya devam ediyor.

Ayşe Ören

Tasarım bir suçtur!

TED Ankara Koleji’ni bitiren Ayşe Ören, 2006 yılında Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarı ve Mimarlık Fakültesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü’nden mezun oldu. 2010 yılında “DesignArt” şirketini kurdu. Aynı yıl Sanayi Bakanlığı’ndan Tekno Girişim sermaye desteği alan ilk mimar unvanına sahip oldu. Ayşe Ören, aynı zamanda Boğaziçi Üniversitesi Teknopark kuruluş şirketleri arasında yerini alan şirketi ile teknoparklar bünyesine kabul edilen ilk tasarımcıdır. Sanat ve teknoloji arasında bir bağ kurarak tasarımın araştırma ve geliştirme faaliyeti kapsamında kabul edilmesini kendisine hedef olarak belirlemiştir. “DesignArt” vasıtasıyla sanata yeni bir algı, anlayış ve mana kazandırmayı misyon edinen Ayşe Ören, toplumun her kesimine farklı bir pencereden bakıyor. Sanatı bir amaç ve siyaset üstü bir faaliyet alanı olarak görüyor. Çalışmalarının merkezine insanı koyarak teknoloji ve tasarımı bir araya getiren projelere imza atıyor. İnterdisipliner bir bakış açısına sahip olan Ayşe Ören’in felsefesi; ihtiyaçlara uygun, sanata yeni bir perspektif kazandıracak, yeni anlayış şekilleri ve evrensel bir dile sahip olan çalışmalar ortaya koymak şeklinde özetlenebilir. “Farklılıklarımızı koruyarak kültürümüze ait bilgileri evrenselleştirmeli ve böylece gelişmeliyiz. Kültürel bilgilerimizi tasarıma artı değer katmak için kullanmalıyız” diyen Ayşe Ören, ülkemizde sayıları her geçen gün artan başarılı kadın girişimcilere de benzersiz bir örnek oluşturuyor. Çalışmalarıyla toplumun tüm kesimlerini kucaklamayı hedefliyor. Odaklandığı konuların başında engelliler, çevre duyarlılığı (geri dönüşüm), enerji verimliliği, sürdürebilir yapılar ve akıllı şehirler geliyor.

Burak Küntay

Geleceğe Dönüş

Burak Küntay 1979 yılında Ankara’da doğmuştur. İstek Vakfı Bilge Kağan Lisesi’ni bitirdikten sonra lisans eğitimini Siyaset Bilimi üzerine Florida Atlantic Üniversitesi’nde ve yüksek lisansı da yine aynı üniversitede Uluslararası İlişkiler alanında yapmıştır. Ardından Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler alanında doktorasını tamamlamıştır. Akademik çalışmalarını genel olarak ABD devlet sistemi, ABD dış politikası ve Ortadoğu konularında yapmıştır. ABD Senatörü Bill Nelson’un yanında stajını tamamladıktan sonra Florida Atlantic Üniversitesi’nde Mütevelli Heyeti Üyeliği ve aynı üniversitede Vakıf Kurulu Üyeliği’nde bulunmuştur. Burak Küntay, Bahçeşehir Üniversitesi’nde Hükümet ve Liderlik Okulu Başkanlığı ve Amerikan Araştırmaları Merkezi Kurucu Başkanlığı görevini hala yürütmektedir. Bahçeşehir Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyeliğinin yanı sıra Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü ve üniversitenin Rektör Danışmanlığı görevlerini de yürütmektedir. Uzun süre Dünya Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapmıştır. NTV’nin Dış Politika Danışmanlığı görevini yürütmektedir. ABD merkezli American Turkish Council (ATC) yönetim kurulu üyeliği yapmakta olan Küntay aynı zamanda Eğitim Komitesi Başkanlığı’nı da yürütmektedir. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) bünyesindeki Türk-Amerikan İş Konseyi (TAİK) yönetim kurulu üyesidir. Aynı zamanda yine DEİK bünyesindeki Türkiye-Kanada ve Türkiye-Orta Amerika ve Karayipler İş Konseylerinin yönetim kurulu üyesidir.

Hatice Çolak Yentürk

Hayatına bir anlam bul

Seksenlerde bir ilkbahar günü dünyaya gözlerini açtı. Liseyi bitirene kadar Türkiye’de yeşerdiyse de; Kıbrıs, Viyana ve Paris’te aldığı yabancı dil, lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimleri sırasında grilere boyandı. Griye boyanmasındaki payın büyüğüne, okuduğu Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü sahip oldu. Üniversite sonrasında İstanbul’a yerleşti ve hayat tekrar tüm renkleriyle içine dolmaya başladı. Koca koca markaların sosyal sorumluluk projelerini yönetti. Üniversitelerde “Kurumsal Sosyal Sorumluluk”, “Etik ve Sosyal Girişimcilik” dersleri verdi, çocuklara gülücük dolu kitaplar yazdı. Doksan kadar ülke gezdi ve buralarda yüzlerce projede binlerce çocuğa dokundu. Çocuklardan çok o mutlu oldu. Tüm renklerin toplamı olan siyah gibi, Afrika da onun için hayatın tüm renklerinin toplamı oldu. Her kayboluşunda yolunu orada buldu. Bu yüzden, iç yolculuğu da dış yolculuğu kadar Afrika’dan geçtiği için ilk kitabını Afrikalı bir fil ve Afrikalı bir çocuğun yolculuğu üzerine yazdı. Daha sonra artık yeter ayrılık diyerek gidip Afrika’ya yerleşti. “Asselam” adında, dünyanın tüm gönüllülerine selam çakıp kucaklayan bir vakıf kurdu. Hala Afrika’nın doğusunda küçücük bir adada, okyanus kıyısında bir köyde, ağaçların üzerinde kütüphaneleri olan bir bahçede, yapraklardan yapılmış çatısı olan bir evde yaşıyor. Ve hep böyle, çok mutlu insanlara sahip bir dünyada yaşayıp yaşlanmanın hayalini kuruyor.

D.Hakan Habip

Hakan Habip kendisini “takıntılı anlam taciri ve normal yurdum insanı” olarak tanımlıyor. Bu topraklarda doğduğu için, ailesi için, yapabildikleri için, yaşamın gösterdikleri için şükrediyor. Baba, öğrenci aynı zamanda “ya tutarsa” diyerek yine, yeni, yeniden deniyor. Umutlu. Gönüllü. Türkiye ve çevresindeki halkların bilimle kalkınacağına, el ele bilimle barışı inşaedeceklerine, insanlığa ilham kaynağı olacaklarına inanıyor. Matematik, işletme, kurumsal satış, dağıtım, üretim, networking deneyimleri sonrası denemeler...

Dr.Eyyüp Yılmaz

1975 yılında doğdu. Çocukluğu hastalıklarla geçti. Bingöl Sağlık Meslek lisesinde sağlık alanına ilk adımını atmış oldu. Selçuk Tıp Fakültesi’nde eğitimini sürdürdü. Tıp fakültesinde kendi sağlık sorunlarını çözmek istiyordu. Hayatında yaptığı küçük ve basit yanlışlıkları düzelterek uzun yıllardır çözemediği sağlık sorunlarına çözümler buldu. Tıp fakültesinde beslenme şekli epeyce değişmişti. Beslenme ile ilgili uluslararası bilimsel çalışmaları incelemeye başladı. Öğrendiklerini hastalarında da uygulama fırsatı buluyordu. İlaç tedavisinin yanında beslenme tavsiyeleri verdiğinde daha etkili sonuçlar alınca tıbbi beslenme konusuna daha fazla merak saldı. ABD Cleveland kliniğinin çalışmalarını takip etti. Aynı zamanda Çin-Uygur tıp alanındaki bilgileri araştırdı. Her gün artan bilgi birikimini ve tecrübelerini paylaşmak için 2017 yılında kitap yazdı. Bu kitabında “Yaşam şeklimizde yapacağımız küçük değişiklikler ile sağlığımızı nasıl koruyabiliriz?” sorusuna cevaplar aradı.Tis akademisi bünyesinde doktorlara yönelik düzenlenen programlarda “Bütüncül Beslenme” eğitimleri vermeye devam etmektedir. Tıbbi beslenme stratejilerini duygu dili ile öğreten bir model geliştirdi ve böylelikle kalıcı kilo vermenin yolunu kolaylaştırmış oldu. Her coğrafyadan tatmanın bedenin eksikliklerini gidereceğini düşünüyor. Yöresel lezzetleri keşfetmekten keyif alıyor.

Gerçekleşen Performans

  • 16:00 Kapı Açılışı

  • 17:00 Açılış

  • 17:15 I. Oturum | Herşeyden Önce

  • 18:30 Ara

  • 19:00 II. Oturum | O An

  • 20:30 Kapanış

Bizimle olan partnerlerimiz